josef's profilefriendPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    September 23

    bu kadar içimdesin işte

    Bu kadar içimdesin iste 

    Kelimeler eksik, kelimeler yaralı. Kelimeler cılız.
    Taşımıyor,anlatmıyor,
    tanımlamıyor bu duyguyu.
      Ben de...

    Çok başka bir şey. Sevginin ortasında, derin acılar hisseder mi
    insan?
    Aydınlık gülümsemelerin içine, hüznü yerleştirir mi durup
    dururken?
    Gözlerine buğu,diline sitem, yüreğine burukluk, çöreklenir
    kalır mi
    asırlarca? Gelmeyeceğini bildiği mektup için, posta kutusunu hep
    ayni heyecanla açar mi? Dedim ye, başka bir şey bu. Ne kadar
    yalnızsam, o
    kadar seninleyim su günlerde.

    Belki de en basta, tutup seni en derinlere koydum diye oldu bunlar.
    Kimseler ulaşmasın diye, kimselerin bilmediği, bulamayacağı
    yollara
    götürdüm seni. En derinlerde tuttum. Bana sakladım.
      Derine, hep daha derine...
    Seni yapayalnız, bir tek bana bıraktım. Paylaşamadım Yanlış
    yaptım.

    Sana ulasan yolları kaybettim diye bütün bu şaşkınlıklar.
    Kendimi oradan
    oraya vurmam. Sağımda, solumda, ne zaman dikildiğini bilmediğim
    duvarlara
    çarpmam, hiç görmediğim çukurlarla boğuşmam.

    Denizlerin, gürültüyle gelip vurduğu dehlizlerin, acili duvarları

    gibiyim.
    Duvarlarım yosunlu, duvarlarım kaygan, duvarlarımdan hiç
    tükenmeyen sular
    sızıyor.

    Tutunamıyorum. Renklerim, gün içinde değişiyor. Soluyorum,
    soğuyorum.
    Güneş ulaşmıyor içerilerime. Küfleniyorum,
    yaslanıyorum.Yalnızlıklar
    pesimde. Dokunduğum her ıslak duvardan, pis kokulu bir yalnızlık
    bulaşıyor
    üstüme. Yapış, vıcık bir yalnızlık bu.

    Biliyorum, bütün bunlar, hep benim suçum. Seni sakladığım yere
    ulaşamaz
    oldum. Yollar, gitgide uzadı ve karıştı.

    Ümidimi ısıtacak, parlatacak, kımıldatacak bir şeylere
    ihtiyacım var.
    Ah onun ne olduğunu biliyorum. Sonu sana geliyor her cümlenin.Her
    şeyin
    basında, içinde ve sonundasın. Bu değişmiyor.Öyle içimsin ki.
    Birden
    aklıma geldi, tuttum sana bir mektup yazdım dün. çok mutluydum...
    Gün
    içinde neler yaptığımı, nelere kızıp, nelerle mutlu
    olduğumu,tek tek
    anlattım. Mevsimlerin ve insanların nasıl karışık ve beklenmedik
    olduklarını yazdım. "Yine zamansız yağmurlar" dedim, "Daha önce,
    hiç bu
    kadar zayıf değildi güneş ışınları" dedim, "Gerçekten
    buradaki şarkıları
    hiç öğrenmeyecek, bilmeyecek,söylemeyecek misin?" dedim. Çok uzun
    bir
    mektup oldu Başından sonuna kadar okudum da. Neler yazmışım diye
    merakımdan. Sonra çekmecemden bir zarf çıkarıp, adini yazdım.
    Büyük
    harflerle, yalnızca adini.
    Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum. Mektup cebimde. Cebim
    yüreğime yakın. Yüreğim sende. Sen yüreğime yakın. Öyleyse
    mektup sende.

    Bu kadar içimdesin iste.       /Can Dündar
     
    September 08

    group

    Click here to join yakamozgroup
    Click to join yakamozgroup

    sizde yakamoz group a üye olun!!! güzellikler paylaştıkça çoğalıyorrr..

    February 27

    GÜNÜN SÖZÜ

    Gizli Bakışlar

    Bir bakışki açıyor gönül muammasını,
    İki sevdalı kalbin en gizli yarasını,
    Bir bakış ki kudreti hiç bir lisan da yoktur,
    Bir bakış ki bazen şifa, bazen zehirli oktur.

    Bir bakış, bir aşığa neler anlatır,
    Bir bakış, bir aşığı saatlerce ağlatır
    Bir bakış, bir aşığı aşkından emin eder,
    seven insanlar daima gözleriyle yemin eder.

    Faruk Nafiz Çamlıbel


     

    January 22

    ß

     
    Google Groups tutkusahili grubuna kayıt ol
    E-posta:
    Arşivlere Göz At groups.google.com.tr
    October 23

    siir

    Hiç kalbin ağrıdı mı sebepsizce,
    Hiç için titredi mi sıcak yaz geceleri,
    Dolunaya baktığında hissettin mi hiç
    Yapayalnız derin bir karanlıkta olduğunu,
    Ve acı bir şekilde farkına vardın mı,
    Kalabalık içinde sessizce dolaştığını…

    Düşündüğün şeyi bilmeden uzaklara takılır gözlerin;
    Ellerin bilmediğin elleri tutar sanki,
    Tuttuğun el sana huzur verir de;
    Sen o huzurla bir türlü rahatlayamazsın…

    Boğazında kelimeler düğümlenir, yutkunursun;
    Bakışların buğulanır, gözlerini kısarsın,
    Tek damla düşmesin diye çabalarsın;
    Bilirsin ilk düşen damla habercisidir; sağanakların,
    Bilirsin sağanakların ardından körelir; duyguların,
    Bilirsin ki içindeki yangınlar büyür sağanaklarda…

    Sen bilirsin ama kalbin bilmez bunları,
    Yaşadıkça yaşar sevdalar kalbinde,
    Büyüdükçe büyür kalbin, her sevdayı saklar içinde,
    Gün gelir sığmaz olur kalbin göğsüne,
    Taşıyamaz olur bedenini, artık yorulur…
    Duyguların ağır gelir; ezilirsin
    Bir gün açıklanmamış duygularınla köşende,
    Teslim olursun ölüme,
    Sessizce...

    ...
    ALINTI